Genel Kültür etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Genel Kültür etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Haziran 2013 Pazar

youtube videosunu tekrar tekrar izlemek/dinlemek için

Sevdiğim şarkıları tekrar tekrar dinleyip, bıkmayan sıkılmayan biri olarak "keşke youtube'da tekrar seçeneği olsa" derdim.
Varmış.

Diyelim ki aşağıdaki linkteki şarkıyı dinliyorsunuz:

http://www.youtube.com/watch?v=578ueQC1xyM

linkin içine girip, youtube'dan sonra "repeat" yazarsanız, şu şekilde;

www.youtuberepeat.com/watch?v=578ueQC1xyM

listenonrepeat.com'a bağlanarak, tekrar modunda dinleme olanağı sunuyor.

5 Haziran 2013 Çarşamba

POS

Kredi kartıyla yaptığımız alışverişler sebebiyle sürekli kullandığımız POS cihazındaki POS'un açılımının "point of sale" olduğunu biliyor muydunuz? Ben bugün öğrendim.

15 Mart 2013 Cuma

Esaretin Bedeli (Shawshank Redemption)

Esaretin Bedeli izlemediğim ama sürekli ismini duyduğum, hatta arkadaşım duerun'ın en sevdiği filmlerden biridir. Filmin içeriği hakkında biraz fikrim vardı ama konusunun Stephen King'in bir kitabından alındığını bilmiyordum.

Eğer isterseniz duerun'ın film hakkındaki yorumlarına da buradan olaşabilirsiniz.

13 Mart 2013 Çarşamba

Kadın ve erken kıyafetlerinde düğme yönlerinin farklı olması

İlk olarak pantolonlarda farkettiğim kadın ve erkek için farklı yönlü düğmelerin sebebi çok eskiymiş.

Ekşi sözlükte gördüğüm bu bilgiyi aşağıya kopyalıyorum ama aynı zamanda bu linkten de görebilirsiniz.

"genel olarak dünyada sağ el kullanımı daha yaygın olduğundan, düğmeleri iliklerken kolaylık yaratsın diye erkek düğmeleri sağdadır, gel gelelim kadın düğmelerinin neden solda olduğuna; kıyafetlerde düğme kullanımının başladığı ilk dönemlerde, düğme üretimi pahalı ve zahmetli bir işti, düğmeli kıyafet kullanan kadınlar ise toplumun önde gelen zengin kadınlarıydı, bu kadınların kıyafetlerini giydiren yardımcıları vardı, yardımcıları düğmeleri kapatırken yine sağ ellerini kullandıklarından, kadın düğmeleri erkeklerin tam tersine solda bulunmaktaydı.düğme yerlerindeki bu değişiklik günümüze kadar uzanmıştır."

6 Şubat 2013 Çarşamba

Şibumi'den

Sıkılmayan insanlardan biri olarak katılıyorum;

"Hiçbir zaman canı sıkılmamıştı. Fizik kurallarına ters gibi görünen bir ilke vardı çünkü. Zaman ancak, içi boş olduğu zaman ağırdı."

Şibumi-Trevanian

Sibel Alaş

Küçüklüğümüzde "Adam" diye bir şarkı söylerdi Sibel Alaş. Çok değişik de bir klibi vardı.

Yıllardır ne yapıp ettiğinden haberim yoktu, ta ki dün arkadaşım "Şarkıcı Sibel Alaş Game of Thrones'u çeviriyormuş" diyene kadar. "Başka Sibel Alaş'tır yaa" derken röportajı okudum ve gerçekmiş.

Evet sadece şarkıcı sandığımız Sibel Alaş meğer bir de çevirmenmiş.

21 Ocak 2013 Pazartesi

UPS

The Big Bang Theory'yi defalarca izleyip her seferinde gülen biri olarak,dün izlerken daha önce farketmediğim bir şeyi de farkettim.



Sheldon Penny'ye gelen paketi kuryeden teslim almış ve üstündeki sorumluluğu Penny'ye devretmek için kağıt imzalatmaya çalışırken,"United Parcel Service" diyor. İşte o zaman anladım ki hep açılımını merak ettiğim ama hiç bakmadığım UPS'ten bahsediyor.

14 Aralık 2012 Cuma

Konyak-Kanyak

Çocukken kar kış olan filmlerde üşüyen adamların montlarının iç cebinden çıkarıp kafaya diktikleri içkinin adı konyak mı yoksa kanyak mı diye merak ederdim hep. Ama malum o zamanlar internet yoktu, onun yerine imla kılavuzu vardı. İmla kılavuzunda da alkole ilişkin bir bilgi yoktu elbette.

Aradan geçen yıllarda üzerine hiç düşünmemiştim, ta ki geçenlerde bir arkadaş bahsedene kadar. "Konyak mı kanyak mı biliyor musunuz?" dediğinde çocukluğuma döndüm birden. "Konyak herhalde" diye düşünürken, kelimenin kökünün Fransa'daki Cognac kasabasına dayandığını anlattı. Aslında bahsi geçen içki bir brendi türü olup üzümden yapılırmış ve sadece Cognac'ta üretilenlere bu isim verilirmiş. Zamanında Türkiye'de üretilmeye başlandığında isim hakkı gibi sebeplerle yaşanan sorunlardan sonra "kanı yakıyor" olmasıyla bağlantı kurularak kanyak adıyla üretilmeye başlanmış. Esasında konyak ve kanyak diye iki farklı içki varmış kısacası.

19 Ekim 2012 Cuma

Şalgam suyu

Senelerdir ne zaman Adana'ya gitsem her tarafta şalgam suyu satıldığını görüp, "neden şalgam suyu içerler ki, hiç güzel değil" derdim. Ta ki yaklaşık 1,5 ay öncesine kadar.

Çok fazla nazımın geçmediği bir grupla beraber yemeğe gittiğimizde rakının yanına gelen şalgam suyunu, sırf bardak dolu kalmasın diye içtim, sonra bir bardak, bir bardak daha.

O gün bugündür şalgamseverim. :)

Az önce de nescafe yapacakken, onun yerine şalgam suyu içmeye karar verince "acaba faydaları neler" diye netten bakayım dedim ve şalgamın bir bitki olduğunu gördüm.

Evet daha önce aşağıdaki resimdeki gibi havuçlu sunum sebebiyle, şalgam suyunun havuç ve başka sebzelerin suyuna baharat katılarak yapıldığını sanıyordum.
















Oysa ki şalgam şöyle bir bitkiymiş;










Bu arada şalgamsever olmamı sağlayan şalgamın markası da "Fatoş". Kesinlikle tavsiye ederim.







Yakındaki markette bu markadan bulamadığım için başka marka aldım ve o kadar da güzel değil.
Ama arayışım sürecek.

14 Ekim 2012 Pazar

Gerzek-Gerizekalı

Gerzek ve gerizekalı kelimeleri arasındaki benzerlik kaç kişinin dikkati çekmiştir bilmiyorum ama ben hiç farketmemiştim. ta ki bugün twitter'da amaçsızca dolaşırken birinin bu konudaki tweet'ini okuyana kadar.
Sonra biraz nette dolaşınca öğrendim ki, Ayşun Gruda bir defasında "gerizekalı" demek yerine kısaltarak "gerzek" demiş ve ondan sonra kullanılmaya başlanmış bu kelime.
Bence ilginç.

9 Ekim 2012 Salı

Çamaşır makinesi kapasitesi

Yeni aldığım çamaşır makinesinin 30 dakikalık kısa programı en çok kullandığım program oldu son günlerde. Haftasonu yine böyle şipşak çamaşır yıkayacaktım ve kocaman bir yatak örtüsü attım makineye, baktım yer var üstüne biraz daha ekledim, biraz daha, biraz daha. En son ben kapağı kapatırken makine tıka basa doluydu.

Aradan 45 dakika falan geçmiş olmasına rağmen makineden bitiş müziği gelmeyince (evet müzik kutularının ki gibi bir müzik çalıyor bitince :)) bir bakayım dedim ve bitmesine 15 dakika kaldığını gördüm.

Aradan 20 dakika gibi bir zaman geçtikten sonra yine gittiğimde yine 15 dakika kalmış olarak görünce anladım ki makine durmuş. "Galiba ağır geldi çamaşırlar" diye düşünerek içindeki çamaşırları çıkarınca anladım ki 6 kg'luk makineye 26 kg çamaşır doldurmuşum. Abartmıyorum, 20 litrelik damacanadan daha ağırdı o sepet. Neyse çamaşırları bölerek devam ettim yıkamaya ama bir yandan da merak ettim, makine üzerinde yazan kg kapasitesi ıslak çamaşırı mı kuru çamaşırı mı kastediyor diye.

Biraz araştırma yapınca samsung'un sitesinde gördüm ki, kuru çamaşır kastediliyormuş ve kullanım kılavuzlarında bununla ilgili de bilgi olurmuş. "şu tür çamaşırları 5 kg, bu tür çamaşırları 2 kg koyun" diye. En yakın zamanda kendi makinemin kullanma kılavuzuna bakacağım. Eğer yoksa LG'yle ilgili ikinci bir şikayet olarak yazacağım bunu da.

13 Temmuz 2012 Cuma

Maraton koşusu

Maraton koşusuyla ilgili bu katkı da Salviati'den;

"M.Ö. 490 yılında persler yunanlılara saldırmış...yunanlılar persleri geri püskürtmüş bunun üzerine komutan miltiades atinalılara mujdeyi vermek için bir haberci göndermiş...efsaneye gore hizli bir kosucu olan pheidippides savaşın yapıldıgı maraton platosundan atina'ya kadar 42 km hızlıca koşmuş nefes nefese müjdeyi verdikten sonra oracıkta düşüp ölmüş...tarihçi heredot a göre pheidippides atina dan sparta ya yardım çağrısı için gönderilmiş...ama sonuç olarak bu koşucu ve koşu modern olimpiyatların kurucusu pierre de coubertin e 42.195 m lik maraton koşusu için ilham olmuş."

21 Haziran 2012 Perşembe

Amaçsızca pencereden bakmak

Ne zaman nescafe yapmak için mutfağa gitsem, su kaynayana kadar pencereden dışarıya bakarım. Öyle bir amacı olmadan sadece bakarım, kimi zaman suyun kaynadığı bile farketmediğim olur. Dün gece yine böyle dışarıya bakıyordum, karşı binanın balkonunda bir hareketlenme oldu. Orada birisinin de kalkıp bana baktığını farkettim. Sonradan anladım ki, balkondaki amca benim ona baktığımı sanıp rahatsız olmuş da o yüzden kalkmış bakıyor. Tabi çok utandım ve içeri girdim, sonra da bütün gece pencereden bakamadığım gibi, su almak için bile mutfağa gitmedim ayıp olmasın diye, düşünün artık bu sıcakta susuzluk.

Sonra da gece yatarken düşünmeye başladım, "acaba öyle camdan bakmak normal bir şey mi, başkaları da yapıyor mu?" diye. Ve bugün bu fotoğrafı gördüm.



Tabi ben fotoğrafı herkesin boş boş pencereden bakmasının kanıtı olarak gösteriyorum ama atın belki bir amacı vardır. Kim bilir belki de karşıdaki hipodromdaki atları kesiyordur.

Dove

Yıllardır Dove'un çeşitli ürünlerini kullanırım, hadi kullanmayı geçtim televizyonda günde 10 kere yayınlanan reklamlarını görürüm (hani şu kızın bir yanağını dove sabunla diğerini normal sabunla yıkadığı (aynı diş macunu reklamlarındaki yumurtalar gibi)), ama hiç logosundaki güvercin ve adının "dove" oluşu arasında ilişki dikkatimi çekmemişti.




Bir de şöyle bir durum var, "dove"un aynı zamanda "kumru" anlamına geldiğiyle ilgili bir yorum geldi.

Bir çok sözlükte "dove"un türkçesi için hem "güvercin" hem de "kumru" kelimelerini gördüm ama bahsi geçen logodaki dove hangisi bilemedim.

Bilen varsa beni de bilgilendirebilir mi?

19 Haziran 2012 Salı

Oje kurutucu

Uzun yıllar oje sürmedim ve benim ojeden uzak kaldığım o dönemde gelişmeler olmuş. Artık kızlar oje kurutmak için tırnaklarına üflemek, soğuk suyun altında tutmak ya da sallamak derdinden kurtulmuşlar. Flormar oje kurutucu diye bir şey yapmış.



Tamam ben kullanınca üstü pütürlü pütürlü, hava kabarcıklı oldu, ama eminim ki becerikli ellerde çok faydalı bir üründür.

13 Haziran 2012 Çarşamba

youtube

Youtube'da bir linkin sonunda "=related" yazıyorsa, bu o linke yandaki suggestionlardan gidildiğini gösteriyormuş.

örnek olarak; http://www.youtube.com/watch?v=QYEC4TZsy-Y&feature=related

teşekkürler tombul tavşan :)

25 Kasım 2011 Cuma

Pamidor

Pamidor son yıllarda sürekli önünden geçtiğim bir mağazaydı ama Pam kısmından ötesi bir anlam ifade etmezdi.

Bugün öğle yemeği için çıktığımızda, takipçi başına neredeyse 3 tweeti olan Efe "pamidor"un Rusça'da "domates" demek olduğunu söyledi.


Duyunca neden "atıyorsun" diye tepki vermiş olabilirim ama logosunda domates olması doğruluğunu kanıtlıyor.

17 Kasım 2011 Perşembe

engellenmiş olan internet siteleri

Efe'nin nereden aklına geldi bilmiyorum ama engellenmiş kaç tane internet sitesi olduğu gibi bir bilgi paylaştı. 15.506 taneymiş.

Üstelik asıl internet yasakları daha başlamamışken. Takip etmek isteyenler için;

http://engelliweb.com/

20 Ekim 2011 Perşembe

Limonun iyisi eski olurmuş.

"limon almaya gittim sabah konak'ta, bi kilo limon alabilir miyim dedim
tabii dedi bak onların hepsi eski limon dedi
ben de eski he mi dedim, limonlara baktım pek eski görünmüyodu
olsun ben bi kilo alayım dedim
meğer eski limon iyi bi şeymiş biliyo muydun
daha sulu olurmuş, içi kuru olmazmış"

Mantıklı geldi bana da, ama destekleyecek bir bilgi bulamam sanırım. Yanlışsa da valla ben Özgür'ün yalancısıyım.

5 Eylül 2011 Pazartesi

Black Eyed Peas

Hayır hayır müzik grubundan bahsetmiyorum, konu börülce. Bildiğimiz börülce.


Öğle yemeğimizi yerken sevgili RST börülceleri göstererek, "bunun ingilizcesi ne biliyor musun?" dedi. Tabi ki bilmiyordum.

Meğer "black eyed pea" börülce demekmiş.

Börülce sevmem, yemem. Ama artık sempatik buluyorum.

Share

Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon Favorites